
Bu kadar mistik konuyla ilgilenip UFO’lar hakkında ahkâm kesmezsem olmayacaktı…
UFO kelimesi İngilizce Unidentified Flying Object yani Kimliği Belirlenememiş Uçan Nesne kelimelerinin baş harflerinden oluşur. Kanaatimce bir ısıtıcı için kullanılabilecek son isim de olsa, aletten bizim evimizde de var ve epey kullanışlı olduğunu da ifade etmek isterim.
Şaka bir yana UFO’lar popüler kültürün oluşmaya başladığı ilk dönemlerde bugüne kadar varlığını aynı kudrette sürdürebilmiş yegane konudur. Diğer taraftan, UFO’lar son derece bilimsel bir mantıkla ne olduğu belirlenememiş diye tanımlansa da bu nesnelere hemen “uzaylı” yaftası yapıştırılır. Aslında burada iki taraflı bir tutum bulunur. Bilimsel çevreler UFO’lara olan inançsızlıkları nedeniyle eleştirilirken, UFO fanatikleri nedeniyle gördüklerini anlamlandırmaya çalışanlar söz konusu çevre tarafından ciddiye alınmazlar. Bu iki kesim ateşle barut gibi yan yana geldiklerinde parlarlar.
Halbuki UFO kelimesinin altında “uzaylı” tanımı yoktur. Şöyle ki gördüğünüz bir uçak dahi olsa siz onu uçağa benzetememişseniz o sizin için bir UFO’dur. Zira UFO demek uzaylı demek değildir. Bu nesnenin sizin gözünüzde bir UFO olması, onun uzaylı olmadığı gerçeğini değiştirmez. Buradan da şu basit mantığı ortaya çıkarabiliriz; her UFO uzaylı değildir. Hatta bunların %99’unun bilimsel de bir açıklaması bulunmaktadır. Yetersiz gözlem ve bilgi, UFO’ların uzaylı olduğu yönünde kanaat oluşmasındaki en büyük etken, bunları açıklamada ya da anlatmada yetersiz kalan bilimsel çevrelerin de en büyük eksikliğidir.
Sırf bu işi muhtelif çıkarlar nedeniyle meslek haline getirenleri, ün peşinde koşanları ve bunların yapay olarak ürettikleri yazılı çizili dosyaları ve görüntüleri bir kenara bırakırsak, internet mecrasında UFO’larla ilgili milyonlarca görüntü ve belge bulunmaktadır. Bunların geçerliliği ve doğruluğu konusunda hiçbir elle tutulur bilgi yoktur.
Kimliği tanımlanamayan hava fenomenlerine ilişkin gözlemler çok eski zamanlardan beri yapılmaktadır. Kimilerine göre bir takım mağara resimlerindeki tuhaf tasvirler UFO tasvirleridir. Cezayir’deki Tassili freskleri bunun en önemli örneğidir. Yine de bunlar bir başka bakış açısına göre meteor, atmosferik olaylar, kuyrukluyıldızlar vb etkenlerle açıklanabilir haldedir.
Yazılı en eski metnin ise Romalı yazar Julius Obsequens tarafından M.Ö. 91 yılında yazıldığı iddia edilir. “Aenariae’de, Livius Troso İtalyan Savaşı’nın başladığına ilişkin kanunları hazırlarken, gökten korkunç bir ses geldi ve kuzeyde bir alev örtüsü belirdi. Splatum bölgesindeki altın rengindeki bu alev örtüsü yeri örtmeye ve büyümeye başladı ve gökyüzüne yükselerek parlaklığı ile güneşi gölgede bırakıp Doğuya doğru yöneldi”.
Bununla birlikte Julius Obsequens’in gerçekten yaşadığına ilişkin tek bilgi 1508 yılında basılan ve Roma’da gerçekleşen anormal olayları konu alan Book of Prodigies kitabında yer almaktadır. Bu arada bu kitap da kayıptır. Yani kaybolduğu bilinen bir kitapta var olduğuna inanılan bir bilgiden bahsediyoruz…
UFO fenomeni II. Dünya Savaşı'nın ardından, özellikle Kenneth Arnold adlı bir ABD'li iş adamının 24 Haziran 1947’deki tanıklığından sonra kamuya yansıyarak popüler olmaya başlamıştır. Özel uçağıyla seyahat ederken gözlemlediği bu nesneleri ters çevrilmiş fincan tabağına benzeten Arnold, “flying saucer” tanımlamasının da böylece isim babası olmuştur.
Usta bir pilot ve çok başarılı bir işadamı olan Kenneth Arnold’un gözlemleri bugüne dek yapılmış en kapsamlı, en güvenilir gözlemler olarak tarihteki yerini alır. O kadar ki ABD hükümetinin konu üzerinde başlattığı ilk proje “İşaret” yerini birkaç yıl sonra “Garez Projesi”ne ve daha sonra Mavi Kitap Projesi’ne bırakmıştır. 1970’de sona eren projede onbinlerce doküman, görüntü incelenmiş, tanık dinlenmiştir. Projenin sonunda UFO’ların şu sebeplerle görüldüğü ortaya çıkmıştır:
1. Kitlesel histeri
2. Ün ve sosyalleşme peşindeki bireylerin sahte belgeler üretmesi
3. Saykopatalojik kişiler
4. Çok sayıda konvansyonel uçan nesnenin yanlış anlaşılması
Bununla birlikte, Mavi Kitap Projesi’nce incelenen dokümanların %22’si sırrını korumuştur. Yani bunların ne olduğu anlaşılamamıştır. Elbette ne olduğunun anlaşılamaması onların uzaylı olduğu anlamına gelmemektedir.
UFO’larla ilgili bilinen en önemli hadise Roswell Olayı’dır. 4 Temmuz 1947’de meydana geldiği iddia edilen olayda Kenneth Arnold'un, gözlem iddialarının iki hafta sonrasında bir UFO ele geçirildiği duyuldu. Ancak ertesi gün ABD Ordusu bu haberi yalanlayarak bunun bir araştırma balonu olduğunu iddia etti. Söz konusu balonun daha sonra çok gizli olarak yürütülen ve Sovyet’lerin atom bombası gibi testlerine ilişkin ses dalgalarını yakalamak maksadıyla yürütülen Mogul Projesi’ne ait bir yüksek irtifa balonu olduğu itiraf edilmiştir. Hatta bizzat hükümet tarafından Mogul Projesi’ni örtbas etmek için hükümet tarafından UFO söylentilerinin yayıldığı resmi makamlarca ifade edildi.
Roswell Olayı, 27 Mayıs 1995 Cuma günü Londra Müzesi'nde bir basın toplantısı yapan İngiliz TV yapımcısı Ray Santili elinde 16 mm'lik 14 bobinden oluşan ve ABD Ordu
istihbarat birimlerine ait olduğunu açıkladığı filmleri kamuoyuna sunulana dek sakinliğini korudu. Filmler, Roswell Olayına ilişkin kaza sonrasıyla ilgili görüntüleri ve bazı dünya dışı ya da insan olmayan canlılara yapılan otopsi sahnelerini içeriyordu. Film 82 yaşındaki ordu fotoğrafçısı Jack Barnett'ın özel arşivine aitti. Temmuz 1947'deki Roswell UFO kazası sırasında çekildiği öne sürülen filmler Roswell’i tekrar popüler arenaya taşıdı. İşin doğrusu ise ilginç. Roswell Olayı, 1978 yılına kadar UFO çarpması olarak yorumlanmamıştı. Rosewell’i UFO ile bağlayan tek işaret yerel bir gazete olan Roswell Dailiy Record gazetesi idi. Filmlerin sahte mi gerçek mi olduğuna ilişkin tartışmalar halen devam etmektedir.
Özetle, UFO’lar öyle ya da böyle bir yerlerden çıkagelmekteler. Bakın uzaylı demiyorum! Bazen balon, bazen uçak bazen de atmosferik bir olay olarak. Sonuçta insan yalnız olmayı arzu etmiyor. Milyarlarca insan olmasına karşın evrende yalnız olmayı kabullenemiyor. Kişisel kanaatim, olmadığımız yönündeyse de akıllı yaşam formlarının Dünyamıza zırt pırt gelip bize “Ce-eee” yapmadıkları yönünde.
Nasa tarafından yayınlanan orijinal Roswell Olayı Raporu’na ulaşmak için aşağıdaki bağlantıyı tıklayınız…
http://er.jsc.nasa.gov/seh/UFOS.pdf
